Nefes — 18 Eki 2021
İstikrar, İstikamet
Neslihan Yavuzcan’la ruh, beden, zihin dansı veya nefes, spor, sağlık.
Neden, niçin, niye, nasıl sorularını hayatımızda sormaya başladığımız andan itibaren insan oğlu olan bizlerin arayışı başlamıştır.
Bu köşe, bitmeyen arayışımızın hikayesinin toplamıdır aslında. Yani aradığımız ne ise dıştaymış gibi gözüken, aradıkça içe doğru yol alan hayat yolculuğumuzdur. Maddeden manaya doğru çıkılan, kendi başımıza gelen ve sadece bize ait olan izimizdir.
İkilikten tekliğe varoluş sürecimizdir. Ve belki de bu yolculukta ne gidilecek bir yer ne de varılacak bir nokta vardır. Kısaca hayat, gözümüzü birden açtığımızda var olduğumuz, gözümüzü kapattığımızda da yok olduğumuz bir andır. Aslında aldığımız nefes kadar varız.
Ve bu iki nefes arası nasıl yaşıyoruz, kendimize ve çevremize nasıl davranıyor, ne kadar kendi sorumluluğumuzu alıyoruz? Huzurlu, mutlu, coşkulu, sağlıklı, aşk dolu, iyi birer olabilmek için gayretlerimiz neler? Ve kendimiz üzerinde gerçekten ne kadar çalışıyoruz?
Beden, zihin ve ruh sağlığımıza, yani naturamıza ne kadar fatura çıkarttık veya çıkartmaya devam ediyoruz? Bu çıkan faturanın eksi ve artı hanelerine bakarken eksiye nerede dur diyebilip, nerede kendimize ayıp etmeyi bırakıp, artı hanelerimize de güzellikleri, samimiyeti, dürüstlüğü, aşkı, sevgiyi, sağlamlığı, iyi insan olabilme sanatına ne kadar gayret ediyoruz?
Biz de köşemizde onlara bakıp birlikte öğrenci olup, birbirimize yol arkadaşı, vesile ve kendimize tanık olacağız. Söylediğim kendime söylenir aslında. Benlik ve senlik olmanın dışında bir olabilme yolculuğuna hazır mısın? Haydi başlayalım o zaman.
İşe önce öğrenci olduğumuzu hatırlatmak ile başlıyoruz. Eski basketbolcu ve basketbol antrenörü olarak Türkiye’de sporun ve sağlıklı beslenmenin yüzü oldum. Ve yıllarca dıştan içe sağlığı televizyon ve radyo programlarımda, gazete yazılarımda, kitaplarımda anlattım. 12 yıl önce tanıştığım içten dışa sağlık ile hayatımın tümü değişti. Alkali ve sağlıklı beslenme, tamamlayıcı tıp, arınma, detoks, egzersiz ve nefes hayatıma öyle bir girdi ki ezberim bozuldu.
Ruh, beden, zihin üzerine çalışmalar ile tanıştım. Örneğin vücuduma krem sürmeyi bıraktım ki gözenekler açık kalınca cildim hava aldı. Ne kadar doğal yaşasam da gerçekten doğal yaşamanın ne demek olduğunu, ne kadar az şeye ihtiyaç duyarak ama ne kadar çok kendime ve çevreme katkı sağlamanın önemini daha bilinçli olarak fark ettim.
Nefes, sevgi, aşk, yaşam içinde farkında olmak, hakikati aramak, değişim, dönüşüm, iyi olma hali içinde bir hayat sürmek aslında hepimizin niyeti. Sadece bunları hatırlamaya ve uygulamaya ihtiyacımız var.
Önce kendimizi sevmek, sonra kendimizi ve haddimizi bilerek hareket etme edebi ile kendimize çok iyi bakmalıyız. Egzersiz yapacağız, sağlıklı besleneceğiz. Sonra düşüncelerimizin, duygularımızın pozitif bakış açısıyla yaşamımızı değiştirmeye gayret edeceğiz.
Öyle bir çağda yaşar olduk ki önüne gelen herkes her şeyin koçu oluyor. Söylediği ve yaptığı bir olmayan kişilere çok dikkat edeceğiz. Doğru ellere teslim olalım, temiz enerjileri seçelim.
Sorumluyum, çünkü doğru seçimleri aktarmak benim misyonum. Ben bir bilen değilim, hayatımın sonuna kadar öğrenci olanım. Niyetinin gerçek olabileceğine inan, sorumluluğunu al, o noktada olduğun hal olarak kal ve buna inanarak istikrar sağla. Yolunda kal ve gerisini Allah’a teslim et. Sen istikrar dengesinde ol ki istikametin zaten yoluna girer. Çünkü yaratılmış en büyük mucize sensin. Bunu hatırla ve şükret her an Yaradan’a, nefesine ve aşk olmak haline.